HASAN BELEK
Mülk Allah'ındır!!Kur'an,infak et ve ihtiyacından fazlasını dağıtın diyor!!!Zalimin önünde eğilen,hangi mabudun önünde secde ederse etsin bunun önemi yoktur!
18 Ekim 2013 Cuma
8 Ekim 2013 Salı
R. İHSAN ELİAÇIK: KUR'AN'DA 'KURBAN' AYETLERİ HARİTASI
R. İHSAN ELİAÇIK: KUR'AN'DA 'KURBAN' AYETLERİ HARİTASI: Aşağıda Kur’an’da ‘kurban’ ile ilgili ayetlerin bir haritasını çıkardım. En çok bilinen meal (Diyanet) ile Kur’an’ın Arapçasını karşılaştı...
4 Aralık 2012 Salı
Sende benim
Sende benim
Hayranım o müthiş bilgine
Kokum gelsin mis gibi tenine
Al sevgimi gönlünün ta orta yerine
Yüzüm sende benim,
Sen benim içimdeki yarsın
Gönlümde yanan bir harsın
Aşkım benim iyiki varsın
Özüm sende benim,
Biliyorsun sen sevildiğini
Sevgimin kalpten geldiğini
Aşkım unutma bildiğini
Sözüm sende benim.
Sen beni duymadan
O tatlı uykunu almadan
Derinlere dalmadan
Gözüm sende benim...
Hasan Belek 04/12/2012
Kokum gelsin mis gibi tenine
Al sevgimi gönlünün ta orta yerine
Yüzüm sende benim,
Sen benim içimdeki yarsın
Gönlümde yanan bir harsın
Aşkım benim iyiki varsın
Özüm sende benim,
Biliyorsun sen sevildiğini
Sevgimin kalpten geldiğini
Aşkım unutma bildiğini
Sözüm sende benim.
Sen beni duymadan
O tatlı uykunu almadan
Derinlere dalmadan
Gözüm sende benim...
Hasan Belek 04/12/2012
1 Aralık 2012 Cumartesi
SEVGİ=HOŞGÖRÜ VE BEĞENİ Mİ?
Merhaba Dostlar,
Sevgi, sevenin özüdür.Yani kişinin ruhunda,bilincinde bulunan değerli bir yetenektir. Sevgi, sevenin özünden geliyorsa, bu sevgi=beğeni ile karıştırılmamalı. Aslında sevginin, herkes de açığa çıkmayacak bir durum olduğu ortaya çıkıyor. Zorla oluşacağı kanısında değilim.Yani kişisel bir beceri ile oluşmaz. Ancak doğuştan ana rahminde 4 aylık iken burçların etkenleri ile öz'de oluşur ve ömrünce gitmez.
Gerçek sevginin aslında tanımı zordur.Kişi yaşayınca tad olarak anlar.O tadı da anlatmak zordur.Şöyle söylerim,gerçek sevgi kendini merhamet,şefkat ve en önemlisi fadakarlık tır ki bu gibi durumlar uygulamalarda açığa çıkar.Yani özündeki o değer o zaman açığa çıkar.Aksi halde yapmacık veya uyduruk olur.Öze ermiş bir zat şöyle der.Sevgi, seveni sevilene bağlayan bir bağdır. Ve sevgi sevenin var oluşudur der.
Mesela güzel bir kız ya da erkek gördünüz, dıştan güzel gözüküyor, ama içi önemli. Bana ustam şöyle demişti, Hasan, bak şu incir ağacı dalındaki incir, ne kadar güzel, büyük taze ve güzel duruyorlar, koparda bir iki tane yiyelim demişti. Dalı tuttum ve iki inciri kopardım, birde içini açtım ki kurt dolu, nerde, yiyemezsin, attım, ikinci incirin içini açtım, onda da kurt var, yiyemedik attım. Demek ki her gördüğün kız ya da erkek, güzel olmaz. Ona, özünden gelen bir güzellik, bir sevgi, gerek dedi.Yani her kuşun eti yenmez misali.
Mesela, merhaba diyoruz. Merhaba, merhamet kökünden gelir ki aslı sevgi dir, yani merhametten gelerek söylenirse, sevgi oluşur. Yani hissederek. Her insan hayvanları, sevmez. İçinden hayvana karşı sevmek gelmez. Ama hayvanları sevebilen, özünden gelenle sever ve sevdi mi o hayvan da hisseder. Sevgisini hayvana değdirir.Eğer hayvanları özünden gelen bir şekilde seven bir insan, kadınsa, hakiki bir dişi, erkekse, hakiki bir erdir.
Bazı insanlar sevmez beğenir, beğeniyi sevgi ile karıştırmamak gerekir. Sevgi= Hoşgörü, ayrıca beğeni değildir diye düşünüyorum. Yaratılanı, yaratandan ötürü hoş görebilirsin, fakat sevebilmek başka bir şey, hoş gördükten sonra sevgi başlar, eğer özünde varsa. Beğeni ile sevgiyi de karıştırmamalıyız. Beğendim aldım oluyor, fakat sevdim aldım dediniz mi, beğenip aldığınız ortaya çıkıyor.
Sevgili dostlar, günden güne insanların bir şeyleri çok çabuk tükettiği bir toplum haline geldiğimizin farkına varıp bir şeyleri yeniden gözden geçirip, beğeni durumundan hoşgörü durumuna ve oradan da sevebilme durumuna yükselmeliyiz diye düşünüyorum,bu durum özünden gelmeyenler içinde geçerlidir.Çünkü sevgi sabır ister.Evlenirken hristiyanlar ölünceye kadar sevmeye söz verirler.Sevgi,aslında içten gelen karardır bir bakıma.Çok riyazatlar sonucu da kişinin özü Allah tarafından kemale erdirilir.Ve kişi bilinç sıçraması sonucu,merhamet ve fedakarlıkta öne geçebilir.
Bu vesile ile insanların, bütün cemadatı, bütün nebadatı, bütün hayvanatı ve bütün insanların aynı yerden hesapsız rızıklandığını görüp, hata ve kusurlar için hoş görüp af etmesi ve sonunda sevebilmesi gerekir. Sevelim, sevilelim bu dünya kimseye kalmaz demiş diyen, sevmeyi bilmeyen, sevildiğini de anlayamaz. Dostlarım, hoşça kalın dostça kalın. Selam ederim. Sevgi ve saygılarımla…
HASAN BELEK- 14-08-07
FAL VE SAHTE GÜZELLİK
Uzandım incir dalına
Bakma kimsenin falına
Güzel diye kopardım bir incir
İçi kurtlu çıktı yiyemedim bu nasıl iştir
Fal bakmak şirk koşmak Allah’a
Böyle şeyleri yapıp da girme günaha
Her güzel gördüğüne aldanmayasın
İçi kurtlu çıkar sonra yanmayasın.
14.08.07 hasan belek
4 Kasım 2012 Pazar
BİR OLDU!
Tecelli ettin açıldı gözüm
Allah,Allah ile geçer her sözüm
Tezkiyen ile temizlendi özüm.
Cehaletten ilme geçtim
Ruh,hafi,ahfa derken
vijdani akılı seçtim.
Aşk üç harften ibaret
ama karlı yapılan bir ticaret
gitti kötü huylar nihayet.
Aşkın ile içim dışım nur doldu
sonunda seven ile sevdiğim
bir oldu...
Hasan BELEK 15/10/2012
1 Kasım 2012 Perşembe
İsrailoğulları Cebrail a.s ı düşman bilirler,Şimdiki Irak suriye savaşlar senaryosu!
Merhaba Dostlarım;
Bugün kaleme aldığım konu Tevrat'ta Yeşeya (yüşa)peygamberin kehanetleri hakkındadır. Ve bazı kişilerin müslanım deyip halkımızı kandıranların bunlara, şirk müesesine nasıl yardım ettiklerini belgeleriyle yazacağım.
Şimdi nedir bu kehanetler,kısaca söylemek gerekecek.
Tanrı Hazreti İbrahim’e gökyüzünden seslendi, yıl, Milat’tan Önce 1.750, yani günümüzden yaklaşık 4.000 yıl öncesi, ünlü Hitit uygarlığının Anadolu’da hüküm sürdüğü yıllar:
“İbrahim. Mısır Irmağı’ndan büyük Fırat Irmağı’na kadar uzanan bu toprakları –Ken, Keniz, Kadmon, Hitit, Periz, Refa, Amor, Kenan, Girgaş ve Yevus topraklarını– senin soyuna vereceğim.( Tanah/Tevrat/ Tekvin, Bölüm 15: 18/21)”
Hz.İbrahim,Harran dan eşiyle göç ederek Fislistine gelerek çok zor geçinecek bir durumda yaşam sürerken iki oğlu olur.Birinin adı İsmail,ikincisinin adı İshak dir.İşte yukarıya aktardığım Tevrat ayetindeki vaad edilşmiş toprakları vaad eden tanrı,İshak'ın oğlu Yakup'u daha sonra kutsamıştır.Neyse Yakup büyür evlenir oda baba memleketi Harrana yerleşir,çocukları olur ailesi büyür ve gelişir bir gün ona babası ibrahimin Tanrısı seslenir..(Bundan sonra adın Yakup değil İsrail olacak!( Tevrat/ Tekvin, Bölüm 32: 28)Hz İbrahimin oğlu İsmail soyundan ise müslüman lar gelir aslında.Ve İsmailin 13 oğlu olur,arap milletinin atası olduğu kaynaklarda mevcuttur..
İshak'ın oğlu Yakup'un 12 oğlu bir kızı olur ama o 3 veya 4 evlidir.Kutsal kitabı Tevrattır.Aslı ojini Tanah,Hz.Musa nın kitabı dır.Artık İsrail ve oğulları vardır.Yani meşhur ve Kuranda geçen israiloğulları.
Buraya kadar niye yazdım,alatılan o ki,Tanrı israiloğullarının Tanrısı,israiloğullarıda kendine seçtiği halk gibi anlatılıyor litaretürde ki durum bu.Bizde (İslamda böyle değildir.Kuran ayetleri malumunuzdur.Kuranda İsrailoğulları ile ilgili ayetler malumunuzdur)..Bu durumu ise günümüzde Amerika destekliyor.Çünkü Tevrat bakın ne diyor,her şeye egemen RAB’bin “İsrail’in Tanrısı” olduğunu açıklıyor. Bakınız Tevrat/Mısır’dan Çıkış 5. Ayete: “İsrail’in Tanrısı RAB diyor ki, ‘Halkımı bırak gitsin, çölde bana bayram yapsın.’ ” Ya da bakınız Tevrat/Mısır’dan Çıkış 6/7. Ayetlere, Tanrı’nın Sina Dağı’nda Musa ile yaptığı konuşmaya: “İsrailliler’e de ki, ‘Ben RAB’BİM. Sizi Mısırlılar’ın boyunduruğundan çıkaracak, onların kölesi olmaktan kurtaracağım. Onları ağır biçimde yargılayacak ve kudretli elimle sizi özgür kılacağım. Sizi kendi halkım yapacak ve Tanrınız olacağım.”Diyor.Amerika bunu destekliyor yıllardır.
Şimdi gelelim konumuza,Ancak yine Tevrat’ta geçen Yeşaya ve Yeremya gibi büyük peygamberler vardır, bunların başında da Babil/Irak, Mısır ve Şam kehanetleri yer alır. İşte bizi asıl ilgilendiren konu da budur.
İşte Mısır kehaneti,Mısır hakkında geniş kehanetler var bazıları şunlar,Yıkım Kenti’ diye adlandırılacak. O gün Mısır’ın ortasında Tanrı için bir sunak, sınırında da bir sütun dikilecek. Mısır’da bir belirti ve tanık olacak bu. Halk kendine baskı yapanlardan ötürü yakarınca, Tanrı onları savunacak bir kurtarıcı gönderip özgür kılacak. Tanrı kendini Mısırlılar’a tanıtacak, onlar da o gün Tanrı’yı tanıyacak, kurbanlarla, sunularla O’na tapınacaklar, adak adayacak ve adaklarını yerine getirecekler. O gün Mısır’la Asur arasında bir yol olacak. Asurlu Mısır’a, Mısırlı Asur’a gidip gelecek. Mısırlılar’la Asurlular birlikte tapınacaklar. O gün Mısır ve Asur’un yanı sıra İsrail üçüncü ülke olacak. Dünya bu üçü sayesinde kutsanacak. Tanrı, ‘Halkım Mısır, ellerimin işi Asur ve mirasım İsrail kutsansın’ diyerek dünyayı kutsayacak(Tanah/ Yeşaya, Bölüm 19:16-25)…”İşte Mısır'ı hallettiler,sıra Irak ve Suriyede.
Aslında,peygamber Yeşaya Hz.Yüşa kendi zamanında çok savaşlar yapıyor Kudüsü alıyor vs.Ama bu kehanetiyle Amerikaının şimdiki İsrail’in Oraya yerleştirilmesi ve oradan merkezde olduğu, sağında Irak, solunda Mısır’ın ve Suriyenin yer aldığı büyük bir kutsal devletin tanımı yapılmaktadır. Aslında İsrailin Mısır'a öfkelenmesinin sebebi 400 yıl Mısır boyunduruğunda yaşamalarıdır.Yani büyük israil devletine yer hazırlanıyor.Bu duruma utanarak söylüyorum,kendisi bop eş başkanı olduğunu söyledi ve o zat ta yardım ediyor.
Yani Asur(Irakbabil)Barzani eliyle yahudileştiridi.Oradaki kehaneti aynen uyguladılar.Kadınlarının ırzlarına geçilecek deniyordu aynısını yaptılar.Son yıllara bakıldığında bunun yapıldığını görürsünüz.Dostlarım acı ama gerçek bunlar.Şimdi sıra Suriyede ve sonra Türkiyede.Bakınız kehanete,“Ben Tanrı, Sodom ve Gomora’yı nasıl yerle bir ettimse, Kildaniler’in yüce gururu, Krallıkların en güzeli olan Babil’i de yerle bir edeceğim. Orada bir daha kimse yaşamayacak, kuşaklar boyu kimse oturmayacak, Bedeviler çadır kurmayacak, çobanlar sürülerini dinlendirmeyecek. Evler çakallarla dolacak, baykuşlar yuva yapacak, tekeler oynaşacak orada. Kalelerinde sırtlanlar, Görkemli saraylarında çakallar uluyacak. Babil’in sonu yaklaştı, günleri uzatılmayacak. Babil’i baykuş yuvasına, bataklığa çevirecek, yıkım süpürgesiyle süpüreceğim(Tanah/ Büyük Peygamber Yeşaya, Bölüm 13: 19-22)”Aynısını yaptılar...
Bir husus daha varki,İsarailoğullarıının büyük çoğunluğu,Cebrail a.s. ı düşman bilirler,Kendileri Mikail a.s. severler.Cebrail a.s ın kıtlık meleği olduğuna inanırlar.Mikailin bolluk meleği olduğuna inanırlar.Aslında Mikail a.s. Cebrail a.s. yardımcı olarak hava şartlarını düzenlesin veyağmur yağması lazım olurasa yağdırsın diye Allah'ın lütfüdur.İsrailoğullarını bir zaman kıtlığa düşürdü diye sevmeyenler yine yanılıyorlar,madem öyle ise bolluk meleğiniz niye yardım etmedi diye sorarım.Kuran da bakara suresi 97 98.ayette mealen atıf var tefsilerde açık açık anlatılır bu durum.Aslında,burada iki büyük topluluk çarpışmaktadır.Tabiiki zalimler kaybedeceklerdir.
İşte dostlarım,yahudi nişanı ve yedi kollu şamdanı kime ve neden verdikleri belli oldu.Davut yıldızı.Bunlar hep yahudi semboller yedi kollu şamdan kutsal ışık vs.uzatmayalım bunları ülkemizde alan bellidir.
Ayrıca bu kehanetlere birde inanan cemaatler var.Onların mensupları bilir ve şöyle anlatırlar,bütün yukarıdakileri anlatırlar ve eklerler,Amik ovası kan gölüne dönecek vs.Amik ovası Hatay dadır.
Dostlarım,bende diyorum bu son kaleyi alamıyacaklar 3. dünya savaşı çıksa dahi.Çünkü Hz.İsa Mesih bu davaya müsade etmiyor.Bu nerden çıktı demeyin,benimde bir bildiğim var.Çünkü,İsa Mesihin Atı,Suriyede,Her Cuma cami önüne getiriliyor.Bunu herkes bilmez.Neyse konuyu uzatmayalım.Uşaklık yapanlar bunun hasabını Allah'a vereceklerdir.Onlar şirke bulaştıklarıyla kalsınlar.Biz dua edelim güzel ülkemiz ve komşumuza bir halal gelmesin diye.
Selam ve Sevgilerimle..01-11-2012-HASAN BELEK
TASAVVUF
TASAVVUF
Tasavvuf sekiz merhaleden oluşur
Kişi ilkinde cömertlikle buluşur
İkincisi rızadır ki, onunla tutuşur
Sonrası sabırdır ki, bununla konuşur
Dördüncüsü işarettir ki, onunla anlaşır
Sonrası kurbettir ki, bununla yaklaşır
Altıncısı manadır ki, onunla uzlaşır
Sonra aşk gelir ki, kişinin binek atıdır
En sonu fakirliktir ki, kulluğun tadıdır
Tasavvuf, tövbe, arınma, velayet ve fenadır.
İnsanda tasavvuf, gönlünün kitabıdır
Allah’ ın o gönül’e hitabıdır
Fakirlik ise Muhammed a.s. ın sıfatıdır
İlim ile öğrenilmez, yaşanmalıdır.
Fakirlik denilince, düşünme maddiyat
O benlik fakiridir, yaşıyor ilahi hayat.
Hasan BELEK—08-10-07
NOT:BU ŞİİRİME,DOST TV DE KLİP ÇEKİLDİ VE BİR KAÇ PROGRAM YAYINLANDI.aYRICA ANKARA İLAHİYAT PROF LARINDAN BİR HOCA İLE PROGRAM YAPILDI VE TARTIŞILDI.ŞİMDİ,ORADA ÖĞRENCİLERE DERS OLARAK VERİLİYOR...
